ZAFERE GİDEN HER YOL MÜBAH MIDIR…
Bence mubah değil, ama gelin görün ki;
İstek ve arzularının esri olanlar için, ihtirasların kölesi haline gelenler için zafere ulaşacak her şey meşrudur, her yol mubahtır…
Machiavelliyi okumadan makyevelist davranış örnekleri sergileyenleri tebrik etmek lazım..
Kimdir Niccola Machiavelli, 1469-1527 tarihlerinde yaşamış Rönesans ve hümanizm döneminin önemli düşünürlerinden biridir. Araştırıcı bir gözle tarihi, çağını ve insani incelemiş somut gerçekleri sistemleştirerek, yeni bir devlet felsefesi geliştirmiştir. İnsanı ele almış ve bütün tutku ve zaaflarını incelemiş, dahası insanları yönetmek için bu zaafların nasıl kullanılacağını da açıklamıştır. Politik liderlere iyi niyetler görüntüsü altında kötülüklerin nasıl yapılacağını öğretmiştir. Ona göre iktidarı elinde tutanlar bunu devam ettirebilmek için her türlü entrikayı yapma hakkına sahiptir.
“Zafere giden her yolu mubah” sayanlar için çıkarları karşısında hiç kimsenin ve hiçbir şeyin değeri yoktur. Tek değerli olan onlar için ulaşmak istedikleri amaçlarıdır ve bu uğurda her şeylerini feda edebilirler
Ne garip değil mi?…
Türk Toplumunun bir bölümü bu ortaçağ düşünürünün kim olduğunu bilmediği halde onun devlet yönetimi için ortaya koyduğu felsefeyi yaşamın her boyutuna indirgeyerek kullanmaktadır.
Örneğin, ticarette, siyasette, bürokraside, aşkta, sanatta, sağlıkta, sporda, vs gibi uzatabileceğimiz listede başarı için her şey denenebilmekte, yapılan bütün yanlışlar meşru bir hak gibi gösterilebilmektedir. Bu amaçlar uğruna kendisini amaca ulaştıracak her şeyi bir araç olmakta ve araç konumuna giren her şeyin kullanılması kolaylaşmaktadır.
Amaçları uğruna değerlerini satan din tüccarlarını,
Ticarette kazanmak için müşterileri dolandırmayı seçen tüccarları,
Makam ve mevki elde etmek için bütün değerlerden ödün veren bürokratları,
Siyaseten kazanmak için her türlü iftira ve yalanı seçen siyasetçileri,
Şöhret olmak için yataktan geçen yolları kullananları,
Gündeme gelmek için her yolu deneyen aktrisleri,
Sınav sonucunu etkilemek için soruları çalıp dağıtan örgütleri,
Rant için kurulan birliktelikleri,
Küçük kazanımlar için pazarlanan büyük değerleri…
Kısacası ilkeli ve şahsiyetli yollarla elde edilebilecek başarıları, daha kısa yoldan şerefsizce elde etmeyi meşru saymaktır; “zafere giden yolları mubah saymak…”
Hayatı, kazanmak ve kaybetmek üzerine kurgulayanlar için, kazanmanın yolu ve yöntemi ne olursa olsun meşrudur… ‘’Hayat sadece kazanmak ve kaybetmekten ibaret değildir… hayat kazanırken de kaybederken de ilkeli olabilmektir’.’
Erdemli bir şekilde kazanmak, erdemsizce elde edilen kazançtan daha çok haz vermektedir insana…
Dün iblis diye ilan ettiklerimizle bugün sırf çıkarlarımız uğruna birleşiyorsak, bizimde ciddi manada şahsiyet ve karakter sorunumuz var demektir. İnsanların ittifakla yanlış olduğunu beyan edip sonra o yanlışla yan yana gelmeyi mecburiyet karinesine sığdırmaları ne acıdır…
Başarının ölçüsünü sonucun belirlediği bir ortamda, başarıya giden yolun sonucu asıl belirleyen olduğunu göz ardı etmemek lazımdır.
Yani cennete gitmek için İBLİSLE İTTİFAK YAPILMAZ…
Cennetten kovulduğu için cennete kolay yoldan girmek İBLİS sayesinde olmaz. Cennete girmek İman etmekten, Namaz kılmaktan, İbadetten, fedakârlıktan, sabırdan, şükürden, kanaatkâr olmaktan vs. diye çoğaltabileceğimiz özelliklerden geçer…
“Zafere giden her yolu mubah” sayanlar unutmasınlar ki
İlkeli bir duruş ile kaybetmenin verdiği haz..
İlkesizce elde edilmiş bir başarının hazzından daha fazladır…
|