ADAM OLMAK…
Üstad Necip fazıl ne güzel demiş; “Adam olmak cinsiyet meselesi değil, Şahsiyet meselesidir.” diye. Evet, hakikaten adamlık şahsiyet ve karakter meselesidir. Kişilik, karakter ve şahsiyet adamlığı tanımlayan en önemli özelliklerdir. Yoksa sırf erkek olarak dünyaya gelmek değildir adamlık. Çevremizde adam kılığında dolaşan adamlıktan uzak o kadar insan var ki…
İnsan okuyarak, yaşayarak, öğrenerek her şey olabiliyor hayatta. Doktor, kaymakam, mühendis, öğretmen, mimar, avukat gibi, ama adamlık belirli sınavlar veya eğitim neticesinde kazanılan bir unvan değil. Yalakalığın, riyakârlığın, ikiyüzlülüğün, ispiyonculuğun adam satmanın, ihanetin, kalleşliğin kol gezdiği dünyada, adam olmak her babayiğidin karı değildir.
Adam olmak, günümüzün en önemli meselesidir.
Çevremizde adam görüntüsü içerisinde dolaşan binlerce adamlıktan nasibini almamış; materyalist, makam ve etiket sevdalısı, kişiliksiz yaratıklar kol gezmektedir.
İnsanların makamlar için nasıl şahsiyetinden ödün verdiğini, bir yerlere gelebilmek uğruna değerleri nasıl pazarladığını burada sayfalar dolusu satırlar ile izah etmeye gerek yoktur. Adam jurnalleyenler, muhbirlik ve adam satıcılığı meslek edinenler, için çok güzel bir söz vardır; “Gamsız öküz kasabın bıçağını yalarmış.”
Makamın, servetin, unvanın arkasına sığınmış kişilik ve karakter yoksunu adam kılığındaki mahlûkatlar için adamlık çokta muteber bir şey olmasa gerek.
İkiyüzlülükte sınır tanımayan,
Gelen ağam giden paşam diyen,
Nabza göre şerbet veren,
İnsanın yüzüne gülüp arkadan kuyu kazan,
Yalanı meslek haline getiren,
Menfaat için kırk takla atan,
Yalakalığı yaşam felsefesi haline getiren,
Zafere giden her yolu mubah sayan,
Zaman mekan dinlemeden kıvıran, insan görüntüsündeki yaratıklardan adam olmaz…
Ne yazık ki; yaşadığımız güncel hayatımızda bu tür farklılıkları birebir gözlemlememiz mümkündür. At, yat, kat sahibi olan; mal mülk makam sevdalısı olan çok insan var…
Adam olmak, herkesin harcı değil.
Adam olmak; sözünün eri olmaktır.
Adam olmak; hoşgörülü, inançlı, delikanlı olmaktır.
Adam olmak; dürüst, cömert, mert, merhametli olmaktır.
Adam olmak; yalaka olmamaktır,
Adam olmak; hakka riayet etmektir.
Adam olmak; adam gibi yaşamaktır hayatı…
Adam olmak; makamı yükseldikçe alçalabilmektir nefsinde.
Adam olmak; göründüğü gibi olmak, olduğu gibi görünmektir.
Adam olmak; Hoş bir Sada bırakabilmektir ardından…
Adam olmak; güzel ahlaka, kültüre, adaba sahip olmaktır.
Adam olmak; adam satmamaktır, sadakattir, vefadır.
Adam olmak; sır tutmak, düşene de bir tekme vurmamaktır.
Velhasıl Adam olmak; kötülüğe bile iyilikle karşılık vermektir.
Evet, adam olmak için bu tür meziyetler gerekir. Yukarıda sayılan meziyetleri bir insandan alsanız geride bırakın adamlığı insan bile kalmaz. Sadece “insan müsveddesi” kalır.
Adam gibi adamlar davasına sımsıkı sarılıp sahip çıkarlar. Zoru görünce hemen kıvırmaz, eğilip bükülmez, omurgalı bir duruş sergileyip dimdik dururlar. Yoksa dönek, sünepe, gevşek, zaman ve mekâna göre duruş belirleyen, davasında samimi olmayan kimselerin adamlıktan nasipleri yoktur.
Şairin dediği gibi;
“Korktuğun yerde el öpmemek,
Hükümran olduğun yerde ezmemektir adam olmak…”
Son söz olara;
Adam gibi yaşamak, adamlığına leke sürdürmemek, ne olursa olsun, adam olmaktan vazgeçmemektir ADAM OLMAK…
|