AK Parti İstanbul Milletvekili İrfan Gündüz, ''Sadece anayasalı devlet olmak yetmez. Anayasal devlet olmanız gerekir'' dedi.
Gündüz, Elazığ'da düzenlenen ''Anayasa ve Demokrasi'' konulu konferansta yaptığı konuşmada, AK Parti'nin sanki pek çok gruplarla kavgalı bir parti gibi gösterilmeye çalışıldığını ifade kaydetti.
Zaman zaman bu kurumlar arasında çatışmaların yaşanabildiğini ifade eden Gündüz, şunları söyledi:
''Ama Başbakanımızın ifade ettiği gibi yürütmenin yargıya müdahalesi yok. Aksine yargının yürütmeye ve yasamaya müdahalesi var.
Erzurum başsavcısı Erzincan başsavcısıyla ilgili değerlendirmeler yapıyor. Ama buna Hakim ve Savcılar Yüksek kurulu yetkisi olmadığı halde müdahil oluyor. Dolayısıyla kriz esasında yargının kendi içerisinde yaşanan bir krizdir.
Sadece anayasalı devlet olmak yetmez. Anayasal devlet olmanız gerekir. Süs için göstermelik bir anayasa değil. Çağdaş normlara uygun, tüm dünyadaki çağdaş örneklerine uygun bir anayasa. Milletine karşı konuşlandırılmış bir Anayasa değil, milletini insan yerine koyan ve insan merkezli çözümleri hedefleyen gerçekten Anayasal bir devlet olmak. O yüzden bütün bu meselelerde benim dediğim değil, AK Parti'nin dediği değil, tek tek bütün insanların evet diyebileceği hangi dilden, hangi dinden olursa olsun, ister yerli, ister yabancı Türkiye'de uğradığı bir hnaksızlık karşısında ''Mutlaka ben hakkımı bu ülkede alırım'' diyebilecek bir hukuki sisteme ihtiyacımız var. Bu ihtiyacı gerçekleştirmek için çırpınıyoruz. İnşallah bunu da gerçekleştireceğiz. ''
-DARBE PLANLARI-
Gündüz, Türkiye'de darbe teşebbüsleriyle ilgili de pek çok spekülasyon olduğunu kaydetti.
Kanaatlerinin yargıyı kendi haline bırakmak olduğunu, yargıya güvendiklerini ifade eden Gündüz, ''Yargı neticede ne karar verirse yargının kararı başımız gözümüz üstünedir. Ancak yargıyı imtiyazlar kullanılarak, dışarıdan güdümlemelerle sulandırmaya çalışmak önce o yargı müssesenin güvenilirliğini zedeler. Bakın bu konuda da biz diyoruz ki, Türk milletinin aleyhine kim hangi gaye ve maksatla olursa olsun, böyle kendi başına planlar yaptıysa ve bu plan toplumda huzursuzluğa, ekonomide ürkekliğe sebep olduysa o kimse de bunun cezasını çeksin. Bu cezayı verecek kim? Mahkemelerdir, bağımsız yargıdır. Biz burada söylemek istediğimiz herkes yaptığı işin hesabını vermelidir. Bu anlamda ordu bünyesinden çıkan bazı kişiler, biz orduyu bütünüyle karalayamayız. Bir kurumdan öyle veya böyle bir kişi veya iki kişi beş kişi, suçlamalarla yargılanabilir. Hatta kesin hüküm şekilleninceye kadar hiç kimseyi de peşin peşin mahkum etmemek lazım. Karalamamak lazım. Neticede kararın kesinleşmesini ve nihai hükmü beklemek lazım.''
-KAYIT DIŞI SİYASET-
Gündüz, Türkiye'de milletin egemenlik hakkını yetkili organlar eliyle kullandığını, kendi seçtiği temsilciler eliyle kullanamadığını kaydetti.
Gündüz, şöyle devam etti:
''Çağdaş demokrasilerde hiç kimse koltuğuna güvenerek, kasasına güvenerek, parasına güvenerek fabrikasına güvenerek böyle millet adına ahkam kesme hakkına sahip değildir. Hiç kimse ama. Eğer siz millet adına karar vermek istiyorsanız bütün o üniformalarınızdan soyunun, cübbelerinizden soyunun, gelin milletin karşısına çıkın, parti kurun, ey millet biz böyle bir parti kurduk, bizim bu tür projelerimiz var idealimiz var, deyin. Eğer millet size yetki verirse gelin düşüncelerinizi hayata geçirin. Milletin seçtiği iradeye ram olmak bizim boynumuzun borcudur. Ama milletten icazet almadan oturduğu yerden kakıp millet adına ahkam kesmek, millet iradesini yok farz ederek adam yerine koymamak işte bizim isyanımız bunadır.
Bugün bazıları, biz yürütmeye müdahale etmiyoruz diyorlar, biz siyaset yapmıyoruz diyorlar. Halbuki bakıyorsunuz bal gibi siyasetin göbeğinde yer alıyorlar, siyasi kararlar veriyorlar. Hukuki kararlar vermiyorlar, siyasi kararlar veriyorlar. Hatta kanuni kararlar da vermiyorlar. Gene siyasi kararlar veriyorlar. O yüzden biz AK Parti olarak kayıt dışı ekonomiden ne kadar muzdaripsek, kayıt dışı istihdamdan ne kadar muzdaripsek kayıt dışı siyasete de o kadar karşıyız. Merdiven boşluğunda siyaset yapmak asla tasvip ettiğimiz bir şey değil. Siyaset yapacak adam, üniformasından sıyrılmalı, ondan sonra kalkıp siyaset yapmalı.''
-DEMOKRATİK AÇILIM-
Gündüz, Türkiye'ye terörün maliyetinin 1 trilyon dolar olduğunu söyledi.
Bu paranın kalkınmaya harcanması halinde tüm bölgelerle 10-20 kat daha ileri bir refahın yakalanacağını ifade eden Gündüz, şunları söyledi:
''Demek ki terörden birileri medet umuyor. O yüzden bizim öyle yada böyle bu akan kan ve gözyaşını, ama bayrağımızdan, devletimizin birlik ve bütünlüğünden asla taviz vermeden tarihi kardeşlik anlayışımızı, tarihi birlik ve bütünlüğümüzü tekrar dirilterek hayata geçirmek. Yani bir adamın Türk doğması yada Kürt doğması kendi elinde midir? Sonra bir adamın Türkiye'de Kürt olması bir üstünlük anlamına gelir mi? İnsanlar değişik dilde, dinde, ırkta yaratılabilir ama Allah insanları renginden, dilinden dolayı bir imtiyaza tabi tutmamış. Bir tek imtiyaz var, Allah'tan kim daha çok korkuyorsa o, O'na en yakın olanıdır. Bizim, müminler kardeştir anlayışını, komşusu aç yatarken kendisi tok olan bizden değildir, anlayışını tekrar tarihi örneklerinde olduğu gibi yeniden diriltmek, bu kardeşlik anlayışımızı güçlendirmek. Bunu halı ilmiği gibi düşünürseniz, bizim bu toplumsal bağlarımız çok yaralandı. Yaralayanlar kimler, Türkiye'nin zayıflamasını isteyenler. Türkiye'yi bölmek isteyenler kimler? Türkiye'nin bölünüp küçülmesini sonra yutulmasını arzu edenler. ''
-ÇEKİÇ GÜÇ-
Gündüz, daha sonra şunları söyledi:
''Bugün PKK'nın elini kolunu sallayarak dolaştığı en fazla lojistik destek bulduğu yerler nerede? AB ülkeleri değil mi? Öbür taraftan bu PKK'nın Kuzey Irak'ta palazlanmasının esas temeli... Bu bir zaman Çekiç Güç vardı biliyor musunuz. 36. paralelin kuzeyini yasakladılar, o zaman bunlar palazlanmadı mı. Peki bunlara kim göz yumdu? Bu palazlanmaya göz yumdular. Ha şimdi Türkiye diyor ki (Ey bize dost olan ve içerisine üye olarak girmeye çalıştığımız AB üye ülkeler, yüzümüze karşı gülüp, arkamızdan bu terör örgütünün sırtını sıvazlamayın. Türkiye'nin güvenliği demek sizin ekonomik ve siyasi istikrarınız anlamına gelir. O yüzden Türkiye?ye karşı tavrınızı belirlerken buna dikkat edin. Bin defa düşünün ama bir defa yapın.)''
Gündüz, PKK'ya en fazla lojistik destek sağlayan Kuzey ırak yönetiminin her türlü desteğini kestiğini, ABD ve AB ülkelerinin bugün Kandil'i tamamen karanlığa terk ettiklerini belirterek, şunları söyledi:
''Lojistik desteklerini kesmişlerdir. Yani kandil öyle veya böyle dağıtılacak. Bunların tasfiyesine ve defterinin dürülmesine karar verilmiştir. Ancak bazı ufak tefek pürüzlerimiz var.
İnşallah, 2010 yılı terörün bittiği yıl olacak. Ancak bunu sabote etmek isteyen terör rantiyecileri var. Türkiye'de terörden siyasi rant peşinde koşanlar var. Her ile bir Mehmetçik cenazesi gelse de biz bundan yararlanarak hükümeti yıpratsak veya Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da her ile bir insan cenazesi gitse de orada milletimizin arasındaki kan ve kin daha da keskinleşerek aradaki bağlantı zayıflasa gibi emellerde olan, bundan siyasi rant temin edenler bu işi sabote etmeye çalışıyor. Bizim ne İmralı ile ne de PKK ile pazarlığa ihtiyacımız yok.''