MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parlamenter rejimlerde devlet kurumlarının birbiriyle kavga etmesinin, birbirinden farklı görev icra eden hükümet ile bu kuruluşların arasındaki ihtilafların çatışmaya dönüşmesinin tehlikeli bir durum olduğunu söyledi.
Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, son dönemlerde yürütme ile yargı arasında yetki aşımı ve çatışması ekseninde gelişen gerginlikler yaşandığını belirterek, şunları söyledi;
"Yasama ve yürütmenin yargıyı etki ve vesayet altına almaya çalışması ve görevine müdahalesi yanlıştır. Ancak yargının da yasama ve yürütmenin yetkilerini sorgulaması ve bu alana taşacak yorumlar getirmesi aynı derecede hatalı bir durumdur.
Bu gerginliklerin ve cepheleşmelerin ülkemizi nereye sürükleyeceği ve sonuçlarının ne olacağı üzerinde, başta AKP hükümeti olmak üzere bütün anayasal kurumların çok dikkatli muhasebe yapmaları son derece hayati ve kaçınılmaz hale gelmiştir.''
ERZURUM'DAKİ SORUŞTURMA
Bahçeli, ''Erzurum'da süren bir soruşturma kapsamında Erzincan'da görevli bir savcının gözaltına alınıp tutuklanmasıyla devam eden hukuki gelişmelere, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararıyla idari müdahalede bulunulmasının önümüzdeki dönemde önemli siyasi ve hukuki sonuçlar doğuracak gelişmeleri başlatmıştır'' dedi.
Hukuken tartışmaya neden olan taraflar arasında haklılık ve yerindelik aramaksızın konuya bakıldığında bile herkese lazım olan adalet duygusunun, herkesin güvenmek ve inanmak durumunda olduğu hukuk devleti anlayışının ağır zarar göreceği ve güven kaybedeceğinin açık olduğu görüşünü aktaran Bahçeli, şöyle devam etti:
''Bu gelişmeler, AKP zihniyetinin, devlet idaresi ile hükümet etme arasındaki farkı ayırt edemeyen özürlü siyaset algısının ve iktidarı kendinden olmayanlar üzerinde bir tehdit ve baskı aracı olarak kullanmak zanneden ilkel bir yönetim arayışının sonucudur. Hükümet tarafından hukukun yıpratıldığı ve siyasileştiğine dair kopartılan fırtınanın yalnızca bir gurup hukuk adamının yetkilerinin alınmasına bağlanması ve konunun bu olaya indirgenmesi, geride kalan sürede yaşanan hukuki süreçlere müdahale niyetleriyle tutarsızdır.
Kuvvetler ayrılığı ilkesine dayanan demokratik parlamenter rejimlerde devlet kurumlarının birbiriyle kavga etmesi, birbirinden farklı görev icra eden hükümet ile bu kuruluşların arasındaki ihtilafların çatışmaya dönüşmesi tehlikeli bir durumdur. Bu konuda, yasama ve yürütmenin yargıyı etki ve vesayet altına almaya çalışması ve görevine müdahalesi yanlıştır. Ancak yargının da yasama ve yürütmenin yetkilerini sorgulaması ve bu alana taşacak yorumlar getirmesi aynı derecede hatalı bir durumdur. Bu gerginliklerin ve cepheleşmelerin ülkemizi nereye sürükleyeceği ve sonuçlarının ne olacağı üzerinde, başta AKP hükümeti olmak üzere bütün anayasal kurumların çok dikkatli muhasebe yapmaları son derece hayati ve kaçınılmaz hale gelmiştir.''