Elazığ Haber
Şuan Sitemizde 118 kişi var

İRADE, SEVİYE VE KİMLİK...

Nurhat HALİSDEMİR
Yazara Ait Tüm Yazılar
İRADE, SEVİYE VE KİMLİK...

Öyle kolay olmamalı ve her isteyen istediğini alamamalı. Birileri dur demesini ve niçin istiyorsun diyebilmeli…
Bahsettiğim konu; bireyden topluma yansıması gereken bir duyarlılıktır. Ama duyarlı olanların sayısı da maalesef çok sınırlı kalıyor. Belki birileri toplumu duyarlı kılmayı istiyorsanız bilinçlendirmeliyiz diyebilir. Haklıdır da lakin Milli Eğitim Bakanlığının hep övünerek bahsettiği okuryazar seviyesinin yükselmesini ölçü alırsak; bu toplumun zaten yüzde 80’i gerekli bilince ulaşmış bireylerden oluşuyor sonucuna varmamız normaldir. Peki, toplumu bilinçlendirmeliyiz diyen kişiler haksız mı ya da toplumdan uzak kaldıkları için asıl onlar mı bilinçlendirilmeli? Sorusuna takıldım ben bugün…
 
Bir konu hakkında görüş belirtmek yada inisiyatif kullanmak istediğinizde sizin adınıza karar verme hakkına sahip olanlar çıkar ve sen bilmezsin doğru olan yaklaşım ya da tavır budur diye yönlendirme yapabilir. Birey olma şuuruna varmamış olanlar için bir sorun yoktur bu davranışta…
Eğitim seviyesi ne olursa olsun bu tür örnekler çoktur çevremizde. Mutlaka bir bileni! vardır ve o bilen kendisinin yerine karar alma ve eğilim gösterme hakkına sahiptir. O bilenler daha ileri de giderler zaman zaman ve “sen bilmezsin” deme cüretini dahi sergileyebilir. O bilenler eğer birde toplum psikolojisini ve “yerine karar verdiklerinin” korkularını da keşfetmişlerse bulundukları camia içinde bir kanaat önderi olarak değerlendirilebilir.
 
Her insanın demokratik hakkı olan seçme ve seçilme hakkını birileri gasp etmeyi görev! Olarak algılıyor ve “bir bilen” olup çıkıyor. Kendilerine göre geri kalanlar ancak ve ancak sürü zihniyetiyle hareket etme hakkına sahip, kişiliği gelişmemiş birer zavallı…
 
İnsanların oy kullanarak takdirlerini dile getirmeye çalıştıkları her ortamda bu böyle. Adını da demokrasi koymuşlar ve millete yutturmaya çalışıyorlar. Sanırım bu “bir bilenler” için istediklerini manipüle ederek seçtirmenin adı olsa gerek. Ve sonuçta demokrasi tecelli etti ve sağduyu kazandı sözü de gerekçeleri oluveriyor!
 
İddia ediyorum istisnasız seçimle belirlenen her ortamda bu böyle…
Eğitim seviyesi, ekonomik gücü, sempatisi, projeleri gibi etkenler ise demokrasinin tecelli etmesi için ikinci planda kalabiliyor.
 
O “bir bilenler” var ya; onlar demokrasinin ihtiyarları, derinleri, akilleri, düşünenleridir. Adayın, partinin velhasıl seçime kazanmak için girenlerin hiçbir kıymeti yoktur.
 
Adam akademisyen olmuştur ama o “bir bilenler” için sadece bir teferruattır. O; bilemez, görüş belirtemez. Doğru olanı dile getirme hakkı dahi yoktur…
 
Evet, kısaca bireylerin karar verme ve uygulama haklarının birileri tarafından ellerinden alınmasına fazlada suya sabuna dokunmadan değinmeye çalıştım. İlerleyen süreçte ise yine o bireylerin kral çıplak demelerinin nasıl sağlanacağını ifade edeceğim.
 
Seçme ve seçilme hakkı bir iradenin sergilenmesidir ve herkes bu konuda gerekli duyarlılığa sahip olmalıdır…
 
 
       
2012-01-31
Bu yazı  732  kere okundu

YORUMLAR

SON YAZILARI

İkna odaları… Mazlumun ahını alanlar iflah olmaz… Mobbingciler… Halimizi sormasınlar… Seçme ve seçilme kriteri… İlgili değil bilgili olmak… Türk gibi… Bağımlısı olmayalım! Değersizleştirme ve sulandırma... irade, seviye ve kimlik...

KÖŞE YAZARLARI

Anketler

Hökümet Elazığ'ı Gocaman şehir yapar mı ?
He Yapar
Yoh yapmaz
Bilmim ki

Elazığ Bölümü

ELAZIĞ KÜLTÜRÜ ELAZIĞ YEMEKLERİ ELAZIĞ HALK OYUNLARI ELAZIĞ TÜRKÜLERİ ELAZIĞ RESİMLERİ ESKİ ELAZIĞ RESİMLERİ

HABER YORUMLARI

ELAZIĞ METROSU eski ismi cok güzel bir cevap vefat çok iyi

Elazığ Hava Durumu

Gunluk Gazeteler