DOKTOR TEŞHİSİ KOYMUŞ!
Ünlü bir sosyolog “Sosyal patlamanın beklendiği ülkelerde insanların davranışlarını ve yaklaşımlarını; korkunun yanında birde güvensizlik ve şüphecilik belirler.” diye devam eden bir makale yazmış. Devamında ise birçok kavram ve örneklerle ileri sürdüğü tezini pekiştirmiş.
İleri sürdüğü tezin ve verdiği örneklerin hepsine katıldığımı söyleyemem ama ilgimi çeken bir örnek var ki gerçekten irdelenmeli diye düşünüyorum.
1945’de yaşanan savaş sürecinde birazda tesadüflere bağlı olarak hayatta kalmayı başaran Polonyalı bir çocuğun daha sonraki yaşamında; savaş esnasında yasadığı travmaların hayatına nasıl etkisi olduğunu anlatıyor…
Korkuyu iliklerine kadar yasayan ve bunun yanında karsılaştığı insanların dost mu yoksa düşman mı olduğunu bilemediği için şuur altında oluşan güvensizlik ve şüphecilik davranışları sergilemelerinin de normal olduğunu ifade ediyor.
Bu kadar bilgiden sonra sosyologun değerlendirmelerinden yola çıkarak güvensizliğin, şüpheciliğin ve en önemlisi korkunun sadece yaşanan olaylarla değil; aynı zamanda söz ve davranışlarla da yaşanabileceğinin altını çizmek istiyorum…
Günümüzde; 1945’deki savaş şartlarının yaşanmasının zor olduğunun sanırım herkes farkındadır ama o savasın sonuçlarının bugünkü dezenformasyon ve bilgi kirliliği ile daha etkin bir şekilde insanlarda gözlemlenebileceğinin de kabulü altında değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaatindeyim.
Hani halk arasında da kullanılan bir deyim var “elinden sopayı düşürmeyeceksin…” diye söylenir. Bu sözü birazda yanlış yorumluyoruz her ne hikmetse…
Korkutma ve sindirmeyi vurgular bu söz; dövmeyi değil!
“İnsan; her gün ölmez, bir gün ölür” düsturu bizler için mantıklı bir yaklaşımdır. Sonuçta kader der çıkarız. Elbette ki bu kader anlayışı sadece bizlere mahsustur…
1945’den günümüze değişmeyen kavramlar; korku, güvensizlik ve şüphecilik olarak doktor tarafından teşhis olarak konulmuş. Lakin şartları ve oyuncuları çok değişmiş!
O günlerde oyuncuların kullandığı malzemelerin en önemlisi top, tüfek; sonucu ise kan ve ölümdü. Bugünlerde ise oyuncuların kullandığı materyaller para, güç ve sömürü...
Ne yazık ki bugünde sonuç olarak kayıtlara geçen kan ve ölüm!
|