Elazığ Haber
Şuan Sitemizde 102 kişi var

BATIYA İLTİCA EDİYORUM!

Mustafa YAĞBASAN
Yazara Ait Tüm Yazılar
BATIYA İLTİCA EDİYORUM!

Dün gece oturdum; kendimi, babamı, dedemi ve atalarımı düşündüm… Silsileli olarak giderken dedemde durdum, tıkandım… Son durak orasıydı! Daha ötesine gidemedim doğrusu… Nesil taraması herkeste olduğu gibi orada son buluyor, kök ağacı o noktada devriliyordu… Nasıl gidebilirim ki daha ileriye? Gidebilecek olanın da düşünemiyorum açıkçası! Geçmişimdeki ecdadımı net olarak bilmemekle beraber haddim olmayarak gıyaben biraz serzenişte bulundum kendilerine; “birçok miras bıraktınız” dedim. Ancak içlerinden biri öyle ulvi ki, altında eziliyorum adeta… Bıraktıkları kutsi bir değer, bir emanettir bana! Vatandır adı! Koruması ne büyük bir yük Yarabbi! 
 
Hayatta olan büyüklerim bu topraklara yıllardır kök saldığımızı söylüyor, vatanımız burası diyorlar. Ancak kitaplar ise Altaylar… Arada kaldım velhasıl! Yeni bir vatan arama derdinde değilim, lakin yaşadığım toprağın taliplisi çok! Önüne gelen benimdir diyor! Bir an keşke kalsaydılar Altayların o çorak topraklarında diye düşündüm… Oraları vatan belleseydik bizler de… O zaman gözü topraklarımızda olan bu melunlarla cebelleşip durmazdık! Şimdi koruyabilirsen koru bu coğrafyayı! 
 
Merhum Arvasi; “marifet, bölüp parçalamakta değil, parçalardan bir millet yaratmaktır” diyordu. Ancak yakında ortada ne millet, ne de toprak kalacak gibi! Kendime sormadan edemiyorum; peki, benim vatanım neresi olacak? Altaylar mı? Mümkün değil, oraya dönüş kapısı kapalı! Ermeniler sınırı Kayseri’nin ötesine kadar, ayrılıkçı Kürtler ise Malatya’ya kadar getiriyor. Son zamanlarda İsraillilerin de bu coğrafyanın heveslisi olduğunu biliyorum! Onlar da Van’a ve Harran’a talip! Yakın bir zaman sonra Elazığ sınırına dayanırlar… İstikamet Güney diyorum, ancak (bir zamanlar benim olan o toprakların) bir karışından Amerika ve Batı zırnık koklatmaz! Kerkük’ün hali ise ortada… Suriye, başını tekrar kaldırabilse Hatay’la yetinmez! Yunanistan ise hiç uyumadı!
 
Uykularım kaçıyor, yatamıyorum acıdan… Sonra, düşünürken aklıma bir fikir geliyor! Çözümü buluyorum herhalde! Bundan böyle “ver elini Batıya” demek zorunda kalacağım galiba! Uzun zamandır Batı içimde zaten! Yabancılık da çekmem… Şayet kabul buyururlarsa tabi olmak isterim. Sahi, neden biat etmiyorum ki? Böylece doğruları inkâr etmek zorunda da kalmam! Nasıl mı biat edeceğim? Yazacağım müracaat dilekçesinin bir kopyasını sizlere de sunuyorum:
 
Ey muhterem Batı! Katliamcı bir milletin torunuyum ben! Atalarımdan nefret ediyorum, iğreniyorum onlardan! Nice soyları kırdı onlar! Hz. Hüseyin’i onlar katletti! Çin’i, Fizan’ı onlar istila etti! Hatta Cezayirlileri Fransızlar değil, benim dedelerim boğazladı! Ermeniler masum bir topluluktu, ancak bizimkiler rahat durmadı, tehdit olarak gördüler ve kıydılar tümünün canına… Hem de acımadan, insafsızca… Bakmayın siz, inanmayın Türk tarihinin tehcir safsatalarına! Sayıları da yanlış veriyorlar, tamı tamamına 30-40 milyon arası Ermeni’yi katlettik! Karabağ’daki Hocalı, Çin’deki Urumçi işkencelerine de fail aramaya gerek yok! O zulmü de biz işledik!
Birkaç itirafta daha bulunayım; Kunta Kinte’leri Afrika’dan Amerika’ya taşıyanlar, orada köle olarak çalıştıranlar, Kızılderililerin derilerini yüzenler, hatta ve hatta Kenedy’e suikast yapanlar da bizimkilerdi! Dahası var; Filistinlilerin katline cevaz veren ve İsrail ile işbirlikçisi olanlar da bizimkiler! Ayrıca; Hitler’in Yahudileri yaktığı Dachau fırınlarının kapı bekçileri, Bulgaristan’daki Belene, Sibirya’daki Teberküz kamplarının kurucuları da Türklerdi! Bir şey daha söyleyeyim mi? Mandela’nın nesline kıyan, zulüm eden, onu hapse tıkayan ve mahkûm eden de Türklerdi aslında! Yetmedi; Vietnam’da da biz vardık, Hindistan, Çeçenistan ve Pakistan’daki zulümlerin müsebbibi de bizleriz!  
Şimdi böyle bir tarihten utanmayayım da kimler utansın! Kararımı verdim artık. Mazisi tertemiz Batıya, fiziken, ruhen ve kalben iltica ediyorum! Yarından tezi yok kafa kâğıdımı değiştirmeye gidiyorum! Mutluyum, huzurluyum artık! Şimdi tertemiz bir tarihim var benim… Yakında geriye kalan Türkler de peşime takılacaklardır! Onlarla beraber son sözümüzü haykıracağız bütün Dünyaya; “evet, bütün dünya milletlerinden özür diliyoruz ve itiraf ediyoruz! Yeryüzündeki tüm canlıların katlinde dahilimiz ve parmağımız var! Ne olur affedin bizi! Tövbeler tövbesi, bir daha böyle bir şey yapmayacağız! Sizlere biat ediyoruz, lütuf buyurup bizleri kabul eder misiniz?


2012-01-02
Bu yazı  697  kere okundu

YORUMLAR

SON YAZILARI

DAVALARIMIZ TÜKENDİ, EVDE YOKUZ! EĞİTİMDE FUTBOL TAKTİĞİ… SEÇİMLER VE SEÇMEN HAFIZASI… TÜRKLER, KÜRTLER VE MACARİSTAN… 20 MİLYONLUK TÜRKİYE VE AKSESUARLAR! Adalet! ANAM - BABAM VE “HAMDOLSUN” KÜLTÜRÜ! ERTELEMEYİN! Sükût her zaman ikrardan gelmiyor! BESLE KARGAYI…!

KÖŞE YAZARLARI

Anketler

Hökümet Elazığ'ı Gocaman şehir yapar mı ?
He Yapar
Yoh yapmaz
Bilmim ki

Elazığ Bölümü

ELAZIĞ KÜLTÜRÜ ELAZIĞ YEMEKLERİ ELAZIĞ HALK OYUNLARI ELAZIĞ TÜRKÜLERİ ELAZIĞ RESİMLERİ ESKİ ELAZIĞ RESİMLERİ

HABER YORUMLARI

ELAZIĞ METROSU eski ismi cok güzel bir cevap vefat çok iyi

Elazığ Hava Durumu

Gunluk Gazeteler