Elazığ'ın eski yerleşim yeri Harput Kalesi'nde 2005 yılında başlatılan kazı çalışmaları sonucu toprak altında kalan atölye, ev, dükkan, cami gibi Osmanlı ve Artuklu dönemi eserlerin kalıntıları gün yüzüne çıkartıldı.
Geçmişi milattan önce 2 binli yıllara dayanan Harput Kalesi'ni ziyaret eden vatandaşlar, kazıdan önce sadece kalenin ön kısmında bulunan Artuklu döneminden kalma sarayın toprak üstünde kalan kısmını görmek ve genellikle toprak ve otlarla kaplı zemini gezmek zorunda kalıyordu.
2005 yılında başlanan kazı çalışmaları, toprak altında kalan atölye, ev, dükkan, cami gibi Osmanlı ve Artuklu dönemi eserlerin kalıntılarını ortaya çıkartarak kaledeki sosyal hayatın gözler önünde canlandırılmasına imkan verdi. Eserlerin gün yüzüne çıkartılmasıyla birlikte kaleye olan ziyaretçi ilgisi de arttı. Kalede yapılan kazılarda yeraltındaki zindan, sarnıç ve diğer yapıtların girişlerinin ortaya çıkartılması vatandaşların ilgisini daha da artırdı.
Kaleyi gezen ziyaretçiler, ortaya çıkan eserleri ve çalışmaları izlerken fırsat buldukça da sorular sorarak yetkililerden bilgi almaya çalışıyor. Kazı alanındaki görevliler de ellerinden geldiğince vatandaşlara yardımcı olmaya çalışıyor.
Kazı bilimsel danışmanı emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Veli Sevin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 5 yıldır süren kazı çalışmaları sonucu bir Osmanlı Mahallesi'nin büyük oranda ortaya çıkartıldığını, bu mahallenin büyük kısmının ziyaretçiye açık olduğunu belirtti. Sevin, yine kazı sırasında yerin altına doğru kayaya oyulmuş halde basamaklarla inilen zindan ve yeraltı koridorları bulduklarını, bu bölgelerde de kazının devam ettiğini söyledi.
Bu tür yapıların bölgede alışılmışın dışında olduğunu ifade eden Sevin, kazı sonucu ortaya çıkan yapıların son derece ilgi çekici olduğunu kaydetti.
-KAZI ZİYARETÇİ SAYISINI ARTIRDI-
Sevin, kalede kazı çalışması yapılmadan önceki ziyaretçi sayısıyla bugün arasında büyük fark olduğunu, kalenin ''ziyaretçi akınına'' uğradığını söyledi.
Her gün yüzlerce kişinin kaleyi ve kazı alanını ziyaret ettiğini belirten Sevin, şöyle konuştu:
''Kazılarımız, ziyaretçi sayısında adeta bir patlama yarattı diyebilirim. İlk geldiğimiz yıllar 'Burada ne var?' sorularına devamlı muhatap olurduk. Ama şimdi öyle değil. Gelen insanlar kalede en az bir kaç saat geçiriyor. Kalenin görülecek yerleri son derece fazlalaştı, ilginç noktalar arttı. Bu da ziyaretçi sayısının her geçen gün artmasına sebep oldu.''
Sevin, yurt dışından gelen ziyaretçi sayısında da artış olduğunu, kazının kalenin adının duyulmasında önemli katkısı olduğunu bildirdi.
-DEFİNE VE KAÇAK KAZILAR-
Sevin, kazı çalışmasının bölgenin sosyal ve kültürel gelişimine de büyük katkısı olduğuna ve olacağına inandığını ifade etti.
Türkiye'de arkeoloji alanındaki en önemli sorunlardan birinin define aramak için yapılan kaçak kazılar olduğunu belirten Sevin, şöyle devam etti:
''Kazıların, bu konuda insanların bilinçlenmesine de büyük katkı sağladığını görüyorum. Çünkü çalışmalarımızı muhakkak onlar da izliyor. 5 yıldır süren kazılarda define konusunda hiçbir şey bulunmadığını, ama defineden çok, önemli kalıntıların ortaya çıkartıldığına tanık oluyorlar.''
Prof. Dr. Sevin, kentte yasal define başvuru sayısında olduğu kadar kaçak kazı sayısında da geçmiş yıllara göre önemli düşüş yaşandığını sözlerine ekledi.