Elazığ'da Necip Fazıl Kısakürek anısına düzenlenen 17. Uluslararası Hazar Şiir Akşamları, eğitimci yazar Vehbi Vakkasoğlu'nun ''Üstad Necip Fazıl Kısakürek'' konulu konferansı ile başladı.
Vakkasoğlu, Fırat TV stüdyolarında gerçekleşen konferansında, Necip Fazıl'ın dahi olduğu için şair, hatip, tiyatro-roman-hikaye yazarı, mücadele-dava adamı ve tasavvufu entelektüel manada derinleştirdiğini söyledi.
Necip Fazıl'ın 100 yılda bir gelen ve Allah'ın insanlık dünyasında parlattığı çok önemli yıldızlardan bir tanesi olduğunu ifade eden Vakkasoğlu, ''Fikir çilesinin ne demek olduğunu bize gösteren insan. İnsan inandığı davanın aşkını, şevkini nasıl yaşar bunu gösteren insan. Daima güzelliği arardı. Bulanlar hep arayanlardır. Necip Fazıl gibi arayanlar mutlaka bulmuşlardır. Bugün tüm dünya Necip Fazıl'ın bulduğunu arıyor. Onun için Necip Fazıl'ı bulanlara büyük bir sorumluluk düşüyor. O bulunanı tüm dünya insanlarına, manevi susuzlara içirmek gerekiyor'' dedi.
-BÜYÜK DOĞU DERGİSİ-
Vakkasoğlu, 30 yaşından önce daha çok rastgele ve dünyevi yaşayan Necip Fazıl'ın bu yaşta bir dönüm noktası yaşayarak Abdulhakim Arvasi ile tanıştığını belirtti.
Necip Fazıl'ın hayatında ikinci dönüm noktasının 1943 yılında çıkardığı Büyük Doğu Dergisi olduğunu anlatan Vakkasoğlu, bu zamana kadar dönemin edebi çevreleri tarafından ''Dünya çapında, yarına kalacak tek şairimiz'' olarak tanıtıldığı halde dergiden sonra bu çevrelerin üslubunu değiştirip O'nun için ''Sabık şair. Eskidendi şimdi bitirdi'' dediklerini kaydetti.
Vakkasoğlu, ''Halbuki maneviyattır şiirin kaynağı. Şiir manadır ve Necip Fazıl derdini açık söyler, ikircikli konuşanları hiç sevmez. (Sanat Allah'ı aramaktır ve bulmak ve sevmektir) der. Şiir mutlak hakikati arama işidir ve mutlak hakikat ise Allahtır'' dedi.
Necip Fazıl'ın cesur, medeni cesareti anlatan ve öğreten adam olduğunu ifade eden Vakkasoğlu, şunları söyledi:
''Ve verimli olmayı son ana kadar yapmıştır. Vefatına kadar şiir yazmıştır. (Tomurcuklanmayan adam odundur) der. Bizi odun olmamaya davet eder.
Necip Fazıl deyince durgun statik bir şey insanın aklına gelmiyor. Bu isim bana daima heyecan vermiştir. İman, dava adamıydı. Duran, durağan adam değildi. Durgun suyun kokuştuğunu hep söylerdi. Aksiyon, onun bize öğrettiği bir kelimedir. Daima hareket halinde, daima insana, tabiata, Allah'a, vatana yarayan, yarayacak bir iş yapan durumda oldu. Dururken bile tefekkür etmek. Yani boş boş dünyaya bakmamak değil. Gerçek ve derin bir tefekkür. insanı hayırlı bir sona götüren derin düşünce içinde olmak fikrini veren insan.''
Konferansın ardından Moğolistanlı katılımcı Dolgormaa Sainbayar Necip Fazıl'ın ''Sakarya'' şirini okudu.
Etkinlik, yöresel müziklerin seslendirildiği Kürsübaşı Programı ile sona erdi.
Elazığ'da bu yıl düzenlenen etkinliğe Türkiye, KKTC, Azerbaycan, Makedonya, Kazakistan, Kırgızistan, Kerkük, İran'dan 40'ın üzerinde şair, edebiyatçı katılıyor.
3 gün sürecek etkinlikte katılımcı şairler şiirler okuyacak, Necip Fazıl Kısakürek, Türk şiiri ve dergicilik panelleri yapılacak.
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. Turan Yazgan'a Türk Dünyası Hizmet Ödülü verilecek etkinlikte edebiyatçı yazar İstender Pala ''Şiirin Sultanları'' sunumunu yapacak, Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu katılımıyla sanat konseri verilecek.